Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sürdürülebilir yüksek büyümenin düşük enflasyonla mümkün olduğunu belirtti. Yapay zeka ve küresel borçluluk konularına değindi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Yükselen Türkiye Zirveleri”nde yaptığı konuşmada, sürdürülebilir yüksek büyümenin temel formülünün düşük enflasyon olduğunu vurguladı. Bakan Şimşek, yapay zeka, robotik sistemler ve küresel borçluluk gibi önemli meydan okumaların yanı sıra Türkiye’nin ekonomik avantajlarına dikkat çekti. Şimşek, ülkenin bu süreçte doğru konumlandığını ve fırsat pencerelerini değerlendirdiğini ifade etti.
Bakan Şimşek, yapay zekanın verimliliği artırarak refahı yükseltebilecek büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Ancak bu teknolojilerin faydalarının eşit dağılmayacağını ve kontrol eden ülkelerin avantajlı olacağını söyledi. Yapay zekanın istihdam piyasaları üzerindeki etkilerine değinen Şimşek, geçmişte nitelikli görülen alanların hızla arka plana itildiğini aktardı.
Küresel robot piyasasının 100 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve 2050 yılına kadar 25 trilyon dolara ulaşacağını öngören Şimşek, üniversitelerin ve sanayicilerin bu trendleri kaçırmaması gerektiğini vurguladı. Katma değer ve kar marjlarının bu alanlarda olduğunu belirterek Türkiye için büyük fırsat pencereleri bulunduğunu kaydetti.
Dünya milli gelirine oranla yüzde 300’ün üzerine çıkan küresel borçluluk seviyelerine işaret eden Şimşek, Türkiye’nin bu oranın yüzde 92 ile avantajlı bir konumda olduğunu bildirdi. Hane halkı, devlet, şirketler ve finans sektörünün borçluluğunun düşük olmasının, enflasyonun tek haneye düşürülmesi halinde büyümeyi katlayacağını dile getirdi.
Şimşek, enflasyonla mücadelenin “miyopik bir yaklaşım” olmadığını, kalıcı ve sürdürülebilir yüksek büyümenin ancak düşük enflasyonla mümkün olduğunu savundu. Ayrıca, dünyada hızla yaşlanan nüfusun Türkiye’yi de etkileyeceğini ancak sağlık turizmi ve yaşlı bakım hizmetleri gibi alanlarda 4.2 trilyon dolarlık bir pazarın fırsatlar sunduğunu belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı, uygulanmakta olan ekonomi programının üç evresi olduğunu açıkladı. İlk evrenin risklerin kontrolü olduğunu, 2023 depremi ve EYT gibi büyük maliyetlere rağmen bütçe açıklarının parasallaştırılmadığını ifade etti. İkinci evrede ekonomideki dengesizliklerin azaltılması hedeflenmiş; enflasyonun düşürülmesi, bütçe ve cari açıkların azaltılması ile KKM’den çıkışta önemli ilerlemeler kaydedildi.
Şimşek, bütçe açığının yüzde 5,1’den yüzde 3’ün altına düştüğünü, bunun ideal bir seviye olduğunu vurguladı. Üçüncü evrenin ise reform ve dönüşümle kazanımların pekiştirilmesi olduğunu belirtti. Enflasyonun Ekim 2022’de yüzde 85 ile zirve yaptığını, 2023’ü yüzde 65 ile kapattığını ve dezenflasyon sürecinin 2024’te yüzde 44 ile başladığını aktardı. Enflasyonun aşağı yönlü trendinin devam edeceğini ifade etti.
Deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin büyük oranda tamamlanacağını belirten Bakan Şimşek, 90 milyar dolar harcanmasına rağmen bütçe açığının kontrol altında tutulduğunu ve 455 bin konutun teslim edildiğini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap