Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gençlik buluşmalarına ve Türkiye’nin davasına değindi. Muhalefeti eleştiren Erdoğan, gençlere güvendiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri ile Kocaeli’ndeki gençlik buluşmasına dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Samsun’da istiklal meşalesinin yakılmasının 107. yıl dönümünün coşkuyla kutlandığını belirtti. Ayrıca, bayramı Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde şampiyon sporcuların da aralarında bulunduğu 200’ü aşkın gençle idrak ettiklerini ifade etti.
Erdoğan, bayram kutlamaları öncesinde cumartesi günü Kocaeli’nde düzenlenen gençlik buluşmasına dair dikkat çekici rakamlar paylaştı. Kocaeli Spor Stadyumu’nda tarihi bir güne tanıklık edildiğini vurgulayan Erdoğan, 207 üniversiteden ve 81 ilden gelen gençlerin katılımıyla buluşmanın gerçekleştiğini söyledi. Stadyumun içi ve dışının heyecan verici olduğunu belirten Erdoğan, her yaştan, kökenden ve farklı hayat tarzından yüz binlerce gencin Kocaeli’ne akın ettiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlerin oluşturduğu tablonun ülkenin birliğini ve beraberliğini yansıttığını dile getirdi. Kocaelili vatandaşların misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin beşeri hazinesinin zenginliğine bir kez daha şahitlik ettiklerini söyledi. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, gençlerle ilgili iddialarını çürüten bir şölene imza attıklarını ifade etti. Kocaeli’ndeki etkinliğin, gençlerin katılımıyla gerçekleştirilen 14. buluşma olduğunu belirten Erdoğan, bunun dışında da yüzlerce kez gençlerle bir araya geldiklerini ve bütün vatandaşlara gönüllerini açtıklarını sözlerine ekledi.
Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatında daima gençlerle yol yürüdüğünü vurgulayarak, gençleri hafife alan veya sırtını dönen bir hareketin başarı şansının olmadığını belirtti. Gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını ifade eden Erdoğan, merhum Nurettin Topçu’nun sözlerine atıfta bulunarak, gençliğe yüz çevirenin geleceğe yüz çevirmiş olacağını söyledi. Kuruluşlarından itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduklarını belirten Erdoğan, siyaseti gençlerle birlikte yaptıklarını, üstenci ve kibirli söylemleri hiçbir zaman yanlarına yaklaştırmadıklarını aktardı.
Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettiklerini belirten Erdoğan, gençlerin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençler ve ortak akılla çözüm ürettiklerini ifade etti. Üniversitede fikir teri döken gençler kadar, sanayide alın teri döken gençlere de ihtimam gösterdiklerini söyledi. Başörtüleri nedeniyle üniversiteye alınmayan gençlerin meseleleriyle ilgilendikleri kadar, hayatın zorluklarıyla mücadele eden gençlerin dertleriyle de ilgilendiklerini belirtti. Çamlıca Camii’ndeki hafızlık merasimine katılan çocuklara gösterdikleri şefkati, AMATEM’lerde tedavi gören gençlere de gösterdiklerini aktardı. İstiklal Marşı’nı dünyaya dinleten genç sporcularla iftihar ettikleri kadar, başlarına icat çıkaran genç mühendislerle de iftihar ettiklerini söyledi.
Erdoğan, gençler arasında ayrım yapan bir kadro olmadıklarını ve bu ülkeye hizmet ettikleri sürece de olmayacaklarını vurguladı. Gençlerin yargılanmadan önce dinlenilmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı beklediğini belirten Erdoğan, büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istediklerini ifade etti. Önyargısız bir şekilde, açık bir kalp ve zihinle gençleri anlamaya çalıştıklarını söyledi. Doğum yılına göre gençleri kategorize edenlerin ne yapmaya çalıştıklarını kavramakta zorlanmalarının doğal olduğunu belirten Erdoğan, gençleri istismar aracı olarak görenlerin AK Parti’nin gençlerle kurduğu ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerektiğini belirtti.
Erdoğan, tilkinin uzanamadığı üzüme koruk dediğini hatırlatarak, muhalefetin gençlik şölenine çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmaya çalıştığını söyledi. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı’nın gençleri tahkir eden sözlerinin kendileri için hiçbir kıymeti olmadığını, çünkü onların salonları bile doldurmakta zorlandıklarını ifade etti. CHP’li vatandaşların da genel başkanlarından umutlarını kestiğini ve uzaklaştığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’i kurmakla övünen CHP’nin, birkaç kişinin elinde seçmenini utandıran bir parti haline geldiğini söyledi. Sokağa çıkmaya yüzleri olmadığını, vatandaşın ve bilhassa gençlerin yüzüne bakacak hallerinin kalmadığını ifade etti. Tüm öfkelerinin bu hakikatin gençler tarafından da bilinmesinden kaynaklandığını belirten Erdoğan, gençlerin liyakati düşürmeyenlerin yönettiği belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini, ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını net bir şekilde gördüklerini aktardı. Rüşvetsiz selam dahi almayanların durumunu gençlerin gördüğünü ve bu açgözlülerle aralarına mesafe koyduğunu belirtti. Genel başkan dahil CHP’nin rahatsızlığının temel sebebinin bu olduğunu söyledi.
Erdoğan, milli ve manevi değerler ışığında gençlerin en donanımlı şekilde yetişmeleri için çaba harcayacaklarını belirtti. Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olacak Teknofest gençliğinin her alanda öne çıkması için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bu süreçte yapıcı eleştirileri dikkate alacaklarını, eksikleri gidereceklerini ve iyi niyetli teklif, tespit ve tenkitlerin gereğini yerine getirmekte tereddüt göstermeyeceklerini ekledi.
Erdoğan, gençlere seslenerek, kendilerini dinleyen, anlayan ve değer veren bir iktidarın 23,5 yıldır iş başında olduğunu belirtti. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gözünde tüm gençlerin bir ve eşit olduğunu, aynı sevgiye ve hizmete layık olduğunu söyledi. Gençlerin güvenliğini, istikbalini, huzur ve esenliğini her şeyden çok önemsediklerini vurguladı. Gençlerin sporda, sanatta, bilimde, kültürde, siyasette hak ettikleri yere gelmelerini ve hayallerini gerçekleştirecek her türlü imkana sahip olmalarını çok önemsediklerini ifade etti.
Erdoğan, gençlere inandıklarını ve güvendiklerini belirterek, Türkiye Yüzyılı’nın inşasını onların tamamlayacağını söyledi. Yazacakları başarı hikayeleriyle hem ailelerinin hem de milletin kıvanç kaynağı olacaklarını ifade etti. Mübarek toprakların, cennet vatanın, büyük devletin, necip milletin ve şanlı bayrağın kendilerine ait olduğunu söyledi. Yeni Türkiye’nin onların eseri olacağını, Büyük ve Güçlü Türkiye’nin onların omuzlarında yükseleceğini belirtti. Bunun için bir, iri, diri olacaklarını ve hep birlikte Büyük Türkiye’yi bu asrın parlayan yıldızı yapacaklarını söyledi.
Geçtiğimiz çarşamba günü itibarıyla Meclis’in teşekkül ettiği 14 Mayıs seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçtiğini hatırlatan Erdoğan, önümüzdeki perşembe günü ise Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunun üzerinden 3 sene geçmiş olacağını belirtti. Gerek Meclis’in gerekse hükümetin bu 3 seneyi dolu dolu geçirdiğini söyledi. Yaklaşık 3 ay sonra, 14 Ağustos’ta AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacaklarını, aynı şekilde yaklaşık 5 ay sonra da kesintisiz iktidarlarının 24 yılını dolduracaklarını ifade etti. Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre hem de Türkiye’ye kazandırdıkları eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşadıklarını dile getirdi.
Erdoğan, dava arkadaşlarına seslenerek, bugün biraz dertleşmek ve gönlünden geçenleri paylaşmak istediğini belirtti. Özellikle gözlerinin ışıltısı her zaman yüreklerini ısıtan gençlerle hasbihal etmek istediğini söyledi. Yunus Emre’nin “Bu yol uzaktır, menzili çoktur. Geçidi yoktur, derin sular var” beytini hatırlatarak, bu yola çıkarken uzun bir yola çıktıklarının idrakiyle hareket ettiklerini belirtti. Kimsenin kendilerine “kolay olacak” demediğini söyledi.
En başta merhum Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun hatıralarının, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’ın tehditlerinin üzerlerinde bir ağırlık olarak hissettirdiğini belirten Erdoğan, kimilerinin işkencelerden geçtiğini, kimilerinin hapislerde yattığını, partilerinin kapatıldığını ve siyasi yürüyüşlerinin engellendiğini söyledi. Yok sayıldıklarını, ötelenip dışlandıklarını, kendi öz yurtlarında örselendiklerini ancak hiçbir zaman korkmadıklarını ve vazgeçmediklerini ifade etti. Çünkü bu hareketin kişisel çıkar veya rant peşinde koşan bir hareket olmadığını, köksüz olmadığını, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket olmadığını vurguladı. Bu hareketin en başından itibaren millet davası, memleket davası ve büyük Türkiye davası olduğunu, ümmet davası olduğunu belirtti.
Erdoğan, partiyi saf dışı bırakmak ve hükümeti yıkmak için darbe senaryoları yazıldığını, iktidarlarının henüz beşinci yılında partiye kapatma davası açıldığını hatırlattı. Muhtıralar gördüklerini, sokak hareketleri yaşadıklarını, yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine ve terör saldırılarına maruz kaldıklarını söyledi. Huzur, güven, istikrar, ekonomi ve demokrasiyi hedef alan nice saldırıların ve suikast girişimlerinin hedefi olduklarını belirtti. Bunların görünenler olduğunu, görünmeyen nice saldırı ve badireyi atlattıklarını ifade etti.
Derdimizin boyun eğmek, teslim olmak veya suyuna gitmek olmadığını belirten Erdoğan, rahatlarını bozmadan, riske girmeden, idare-i maslahatla işi götürebileceklerini ancak bunu yapmadıklarını söyledi. Bir hayalin peşinde koştuklarını, aşk ile millet davasına boyun uzattıklarını ifade etti. Çünkü tarihe, ecdada, şehitlere, ümmete, mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, millete ve memlekete bir borçları olduğunu biliyorlardı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap