Beyin anevrizmaları sessiz ilerleyip ani baş ağrısıyla kendini gösterebilir. Prof. Dr. Uçkun, bu belirtinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Beyin cerrahisi alanında sıkça görülen ve ciddi sonuçlara yol açabilen beyin anevrizmaları, genellikle belirti vermeden ilerlemektedir. Halk arasında “baloncuk” olarak bilinen bu durum, beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşur. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmaların çoğu hastada patlayana kadar fark edilmediğini, yırtılması halinde ise acil müdahale gerektiren hayati bir tehlike oluşturduğunu belirtti.
Prof. Dr. Uçkun, anevrizmaları “patlayana kadar varlığını hissettirmeyen bir saatli bomba” olarak tanımladı. İstatistiklere göre milyonlarca kişinin beyninde anevrizma taşıdığını ancak bunun farkında olmadığını aktardı. Anevrizma yırtılması sonucu oluşan subaraknoid kanamanın, hastaların yaklaşık yarısının hastaneye ulaşamadan kaybedilmesine neden olabildiğini vurguladı.
Beyin cerrahları için en değerli müdahalenin, anevrizma henüz patlamadan yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Uçkun, erken teşhisin önemine dikkat çekti. Ani ve şiddetli baş ağrılarının bu açıdan kritik bir uyarı işareti olabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, her baş ağrısının anevrizma şüphesi taşımadığını ancak ağrının düzeyi konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Özellikle aniden başlayan, daha önce tecrübe edilmemiş şiddetteki “kafamın içinde bir şeyler koptu ya da patladı” hissi veren baş ağrılarının anevrizma rüptürü belirtisi olabileceğini aktardı.
Bu tür durumlarda ağrı kesici alıp uyumaya çalışmanın yapılabilecek en büyük hata olduğunu vurgulayan Uçkun, dakikaların hatta saniyelerin hayati önem taşıdığını ifade etti. Hipertansiyon, sigara kullanımı ve ailede anevrizma öyküsü gibi durumların riski artırdığını ekledi.
Özellikle dirençli tansiyonu olan hastaların, beyin damar yapılarını en az bir kez MR veya BT anjiyo ile görüntülemesinin hayat kurtarıcı bir adım olabileceğini belirtti. Beyin cerrahisinde başarının sadece teknik beceriyle değil, doğru zamanlama ile geldiğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, gelişen teknoloji sayesinde her anevrizmayı açık cerrahi ile tedavi etme zorunluluğunun ortadan kalktığını açıkladı. Günümüzde endovasküler girişimler ve mikro-cerrahi yöntemlerinin ön plana çıktığını belirtti.
Endovasküler girişimlerde kasıktan girilerek beyindeki anevrizmanın içeriden “koil” denilen tellerle veya özel stentlerle kapatılabildiğini anlattı. Bu yöntemle hastaların kısa sürede sosyal hayatlarına dönebildiğini vurguladı.
Bazı kompleks anevrizmalarda ise mikroskop altında anevrizmanın boynuna küçük bir titanyum klips yerleştirilerek devre dışı bırakıldığını aktardı. Özellikle A1 ve AComA bölgelerindeki anevrizmaların, boyutları küçük olsa dahi yüksek patlama riski taşıdığını ve titizlikle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap